Hacet Namazı Nasıl Kılınır?

Hacet namazı, dünyada herhangi bir isteği, hayali olan müminlerin onların gerçekleşmesi umudu ile Allah’a istek ve dileklerini iletmek için kıldığı bir namaz türüdür. Yatsı namazından sonra iki veya dört rekât olarak kılınır. Her ne kadar bu konuda değişik rivayetler olsa da; genel makbul olanı budur. Hacet namazı genellikle perşembeyi cumaya bağlayan gece kılınır. Gerçi diğer günlerde de kılınmasında herhangi bir sakınca yoktur.

İstek ve muradımızı Allah’a iletebilmek, sunabilmek için kıldığımız hacet namazı nasıl kılınır? Toplamda dört rekât olarak kılınan hacet namazının kılınışı şöyle;

Birinci rekât: Önce Subhaneke, sonra Fatiha ve sonrasında da 3 kere Ayetel Kürsi okunur.

İkinci rekât: Fatiha ve İhlâs okunur, ardından Felak ve Nas okunur. Oturuşta da Ettehıyyatü okunur.

Üçüncü rekât: Fatiha ve İhlâs okunur, Felak ve nas okunarak devam edilir.

Dördüncü rekât: Fatiha, İhlâs, Felak, Nas okunur. Oturuşta ise Ettehıyyatü, Allahümme Salli, Allahümme Barik ve Rabbena duaları okunur.

Namazdan sonra Allah’tan hacet istediğimiz şey her ne ise o dile getirilir, istenir ve Allah’tan mürsid istemek için bu namaz kılındı ise mürsid istenir.

Hacet namazı kılındıktan sonra mümkünse hiç kimse ile konuşmadan, görüşmeden yatılır. Yatarken kıbleyi sağımıza alacak şekilde yatarız. Kalbimizi de aklımızı da sadece hacette bulunduğumuz şey ile meşgul ederek ve içimizden Allah… Allah… Diye mırıldanarak uykuya dalarız.

İslamiyet dininde var olan en güzel şeylerden biri de hacet namazıdır. Tıpkı istihare namazı gibi kulun Allah’tan bir onay, bir emir beklemesi önemlidir. Neticede gerçek bir Müslüman yaptığı her işi, verdiği her kararı Allah rızası için yapmak zorundadır. Onun bizlere verdiği emir ve yükümlere göre hareket etmeli, asla dışına çıkmamalıyız.

Hacet namazı da kişinin kendi içinde yaşadığı istekleri, dilekleri Allah’ına iletebilmesi, onunla bir nevi iletişime geçebilmesi için çok önemlidir. Hacet namazını kıldıktan sonra yapılması tavsiye edilen şeyler, yani yukarıda belirttiğimiz her biri elbette farz ya da zorunlu değildir. Ancak bu konuda peygamberimizin de elbet istek ve sünnetlerine kulak verecek, ona göre de bir Müslüman olabilmeyi başaracağız. Gerçek bir müminin yükümlülükleri var.

Ancak hacet namazında temel olarak ne zaman kılınacağı, namaz kılındıktan sonra ki aşamada Allah’a nasıl bir istekte bulunacağı konusunda serbesttir. Kendi içinden geldiği gibi, kendi ruh haline göre de yapabilir. Zaten namaz denen ibadet o kadar özel ve kutsal, kişinin kendine özel bir ibadeti ki; orada neler konuşulur, Allah’tan neler istenir, dilenir tamamen kişi kendisi karar verir. Buna hiç kimse bir şey diyemez ve müdahale de edemez.

Aslında hacet namazı yukarıda bahsettiğimiz anlam ve içeriğinin yanı sıra çok daha geniş bir manayı da içerir. Mesela; bir kişiden yana haksızlığa uğradığımızda, bir eşyamızı kaybettiğimizde, merak edilen bir kimseden haber alamadığımızda hep hacet namazı kılıp, dua ederiz. Eğer çok daha geniş bir alana yayılan bir dert veya arzu var ise yatsı namazından sonra hacet namazı kılar ve kalbimizi yalnız bu istek ile doldurarak yatarız.

Hacet duasını da sizlere verelim;

“Allahümme inni es’elüke tevfika ehli’l-hüda ve a’male ehli’l-yakini ve münasahate ehli’t –tevbeti ve azme ehli’s-sabri ve cidde ehli’l-haşyeti  ve talebe ehli’r-rağbeti ve teabbüde ehli’l-ilmi hatta ehafük. Allahümme inni es’elüke mehafeten tahcizüni an ma’siyetike hatta a’mele bi-taatike amelen estehikku bihi rıdake ve hatta ünasıhake bi’t-tevbeti havfen minke ve hatta uhlisa leke’n-nasihate hubben leke ve hatta etevekkele aleyke fi’l-ümiri ve husne zannin bik. Sübhaneke Halıkı’n-nur…

Yazar Hakkında Hepsine Bak

ugurkuyumcu

Bir Cevap Yazın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. *