Gelecekte Basketbol Nasıl Olacak?

Değerli Basketbol Severler ,

Bugünkü makalemizde sizlerle,  basketbolun günümüz dünyasındaki yerini, önemini ve yapılan yanlışları ele alarak gelecekte nasıl bir yol izlemek zorunda olduğumuzu anlatacağım. Basketbol 1891 yılında James Naismith tarafından bulunmuştur. Oyun , ilk olarak Amerika’nın Massachusetts eyaletinde ortaya çıkmasına rağmen bir süre sonra sevilerek yaılmaya başlamıştır. Bu sıralarda basketbol bir çok ülkenin severek takip ettiği bir oyun haline gelmiştir. Artık bu zevk insanları , takımlar ve kulüpler açmaya mecbur bırakmıştır. Kısa sürede dünyanın da ilgisini çeken bu spor dalı özellikle genç nesillerde büyük bir heyecan olmuştur. Taktik ağırlıklı ve fiziksel yeteneklerin de ön planda olduğu bu spor dalında ülkeler dönemsel olarak aralarında yaptıkları maçlarda birbirlerine üstünlük sağlamışlardır. Bu sayede basketbolun ekol olduğu ülkelerde dönemsel olarak değişkenlik göstermiştir. Günümüzde bile hala , bazı hareketlerin , pozisyonların isimleri ülkelerle bağdaştırılmaktadır. ( Buna en iyi örnek ; hızlı hücumları kesmek için bir zorundalık haline getirilmiş Sırp Faulu. ) Bu sayede birçok etkileşime maruz kalan bu spor dalında kurallar ve oyun şekli pek fazla değişmemiştir. Sadece oyunun akıcılığı ve düzeni açısından günümüzde bile ufak tefek değişiklikler olabiliyor. Yine bu kurallar ülkelerdeki liglere göre değişiklik göstermektedir. Oyunda müsade edilen sertlik de ülkenin standartına göre belirlenmektedir. Günümüzde ise basketbol en çok seyirci sayısına ulaşan spor dallarının başında gelmektedir. Ancak güzel ülkemiz Türkiye’de birinci sırayı bildiğiniz üzere futbol almaktadır. Asıl konumuza da tam buradan giriş yapabiliriz çünkü ülkemizin basketbol camiasının bugünkü handikaplarının başında futbol geliyor. Sebebi ise , gerek yatırımcıların gerekse sporcuların popülerlik sebebi ile yönelimi doğrudan futbol olmakadır. Bu durum ise ülkemizde kaliteli yetişen sporcu sayısını oldukça aza indirdiği gibi , yatırımcıların futbola yönelimi de basketbol kulüplerinin sponsor bulamamasına yani maddi destek olmadığı için zor duruma girmelerine sebep oluyor. Örnek vermek gerekirse şuan ülkemizde amatör lig futbol takımlarında bile reklam , sponsor gibi imkanlar olabilirken , basketbol takımlarında çok az sayıda olan sadece 1. ve 2. lig takımları sponsor bulabiliyor. Bu sponsorlar da futboldaki kadar büyük yatırımlar olmadığında bütçe her zaman daha düşük kalıyor. Öncelikle bu yargıyı kırmalı ve gereken desteği vermeliyiz. Nedenini soruyorsanız , bugün televizyonda veya tribünde A Milli Basketbol takımımızı izlerken yaşadığımız hüsranlar. Son dönemde bir çok başarıya imza atabilecekken hep ucundan kaçırmamızın sebebi de aslında başka bir olaydan kaynaklanmıyor. Bugün bu sistem yüzünden altyapılardaki oyuncular imkansızlık sebebi ile basketbol hayatlarına erken yaşta veda etmek zorunda kalıyor , birçoğu ise eğitim sisteminin sporcu yetiştiren bir model içinde olamamasından dolayı tercih yapmak durumunda kalıyor. Çünkü Türkiye’de öğrenciler , küçük yaşta profosyonel olmak istediklerinde hep bir tercih yapmaları bekleniyor. Okul ve sporu beraber yürütebilen genç sayımız da tabiki var ancak bugün hangi kulübe giderseniz gidin geleceğini basketbol ile çizmeyi hedefleyen bir çocuk daha 10-15 yaşlarında okulu ikinci plana atıyor ve herhangi bir sebebten ötürü basketbolu bırakırsa kelimenin tam anlamıyla ortada kalıyor. Bu durum böylesine gelişmekte olan ve genç nüfus artışı yaşayan ülkemizde büyük bir sorun. Bunun dışında federasyonun da yerli oyuncuya yaşattığı bazı zorluklar var. Örneğin takımların 5 yabancı hakkı vardı ve bu sene 6’ya yükseltildi. Bir basketbol takımının 15 kişi olduğunu ve bunların 12’sinin sahaya çıktığını düşünürsek ; bunların da 6 tanesi yabancı olabilicekse geriye sadece 6 tane Türk oyuncu kalıyor. Yani altyapıda yüz binlerce sporcunun büyüdüklerinde bir elin parmağı kadar olmaları isteniyor. Bu sebeble belki de A Milli takımımıza bir çok katkısı olacak bir sürü gencimizi her sene bu sebeplerden dolayı kaybediyoruz. Takımlardaki yabancıların yarattığı sıkıntılar bunlarla da sınırlı değil , kulüp yetkilileri her zaman için yabancı oyuncuları daha değerli ve yetenekli görüyor olduklarından ücretleri de kıymetleri de yerli oyunculardan fazla oluyor. Bu durum hem yerli oyuncuyu demoralize edip hem de basketbola olan inancını azaltmaktadır. Eğer ki gelişmekte olan bir ülke isek , ileride ülkemizin adını daha iyi yerlere taşımamız gerektiğine inanıyorsak mutlaka en tepeden en küçük sporcusuna kadar elimizi taşın altına koymamız gerekir. O yönetici okulundan fedakarlık yapan sporcuyu görecek , o sporcu da yaptığı fedakarlığın karşılığını verecek. Bunlar gerçekten zor şeyler değil çünkü beğenerek izlediğiniz ve büyük başarılar kazanan ülkelerde bu durumların dışında ekstra yetenek söz konusu değil. Sadece akıl kullanılarak sağlanan avantaj ile maçlara her zama önde başlayan ülkeler bir çok başarı elde ederken , ülkemizde bu tür sorunlar yaşanmasından dolayı ulaşacağımız yerin yarısına bile ulaşamıyoruz.

Mail: eyortac@gmail.com

         

Yazar Hakkında Hepsine Bak

ugurkuyumcu

Bir Cevap Yazın

Eposta adresiniz yayınlanmayacaktır. *