Arşiv -Mayıs 2015

Tüp Bebek Nedir?

Tüp bebek nedir?

Günümüzün sorunlarından biri haline gelmiş olan doğal yöntemlerle bebek sahibi olamama sorunu günden güne artmaktadır. Bu nedenle tıp sizler için yeni çözüm arayışları içine girmiştir. Tüp bebek konusu da tıbbın bu konuda getirdiği mükemmel çözümlerden birisidir. Tüp bebek ile annenin hamile kalmasını tıbbi yöntemlerle gerçekleştirebiliyor ve bu sorunu çok pratik ve titiz çözüyoruz.

Tüp bebek işleminde bireylerden alınan örnekler sonucu değerlendirmeye girerler. Eğer uygunsa erkeğin sperminden alınan örnek kadının yumurtasına enjekte edilir. Bu durum oldukça önemli ve zor bir süreçtir. Çiftler için zor olan bu sürecin verimli olabilmesi işlemin büyük titizlikle yapılmış olması gerekir. Ardından kadın yumurtası kontrol edilir ve şırınga ile yumurtaya enjekte edilmiş olan sperm yerini bulur. Böylelikle tüp bebek işlemi gerçekleşmiş olur.

Tüp bebek işleminde artık korkulacak ya da tereddüde düşülecek bir risk yoktur. Çünkü teknolojinin ilerlemesi ve bu konuda eğitimlerin gelişmesi ile tüp bebek konusu günümüzde oldukça basit işlemlerle yapılmaktadır. Bu nedenle, tüp bebek çoğu zaman risksiz ve sorunsuz bir yöntemdir. Bu yöntem ile hamile kalınabilir ve çocuk sahibi olunabilir. Bu nedenle tüp bebek oldukça etkili bir yöntemdir.

Tüp bebek normal bir bebeğe göre aynı niteliktedir. Normal bir bebek ne kadar sağlıklı olabilirse tüp bebekte aynı koşullardadır. Ancak bebek hasta doğduysa bunun tüp bebek olması ile ilgisi pek yoktur. Çünkü eğer normal yollarla çocuk sahibi olunmuş olsaydı da yine bebek aynı riski taşıyor olacaktı. Bu nedenle tüp bebek yöntemi oldukça güvenli ve etkili bir yöntemdir.

Her evli çift bir bebeği olsun ister ve bu hayata güzel bir çocuk vermeyi hayal eder. Ancak her zaman bebek sahibi olma işlemi normal yollarla sağlanamayabilir. Bu nedenle, tıbbın geliştirdiği tüp bebek sistemi oldukça etkili bir çözümdür. Çünkü bu sayede çok kolay bir şekilde kendi eşinizden bebeğiniz olabilir. Babadan alınan spermin anne vücuduna enjekte edilmesi ile anne yumurtası döllenir. Böylece çiftler yine tıpkı doğal yöntemlerdeki gibi bebeklerine kavuşurlar.

Tüp bebeğin günümüzde yaygın hale gelmesi sonucu birçok tüp bebek merkezi boy göstermeye başlamıştır. Normal yollarla bebek sahibi olamayan çiftler bu tüp bebek merkezlerine gelerek kolaylıkla çocuk sahibi olabilir ve hayallerine kavuşabilirler. Bu yöntemin hiçbir sağlıksız etkisi görülmediği gibi kolay ve pratiktir.

Sizlerde eğer bebek sahibi olmak istiyor ancak mümkün olmuyorsa, tüp bebek yöntemine başvurabilirsiniz. Bu sayede kolaylıkla bebek sahibi olabilir, sağlıklı ve mutlu bir şekilde bebeğinize kavuşabilirsiniz. Mutlu bir aile olmak için fırsatlarınızı ertelemeyin hemen bir tüp bebek merkezine gidin ve ailenizin yeni üyesi için girişimlerde bulunun. Böylelikle hem bir çocuğunuz olacak anne- baba duygusunu tadacaksınız, hem de bir aile olmanın eşsiz gururunuz yaşayacaksınız.

İso Nedir?

İso Nedir?

Belirli unsurlara sahip firmaların bu unsurlara sahip olduğu için yine belirli bir kurumdan alınan belge Iso belgesidir. Ancak tam olarak işlevi nedir, ne işe yarar size bu konudan ayrıntılı olarak bahsedeceğiz.

Öncelikle Iso belgesini anlamlandırabilmek için İso adı verilen kuruluşun ne olduğunu bilmemiz gerekir. Iso(i-s-o) harflerinin birleşiminden meydana gelmiş ve Uluslararası Standartlar Teşkilatını simgeleyen bir kelimedir. Çeşitli teknik ve idari standartlar yayınlayan bir kurumdur. Iso, yani Uluslararası Standardizasyon Organizasyonu, 1947 yılında kurulmuş bir uluslararası standart oluşturma kuruluşudur. Iso organizasyonu bu tarihten itibaren ticari ve endüstriyel alanlarda çeşitli uluslararası standartlar oluşturmuş olan dünya çapında kabul görmüş, saygın bir kurumdur. Bundan yola çıkarsak Iso belgesi olarak tabir edilen belge de bu kurum tarafından oluşturulan standartları eksiksiz şekilde uygulayan kuruluşların belirtilen kalite standartlarını takip ettiklerinde almaya hak kazandıkları belgedir.

Iso standartları belirli temel ilkeler üzerine oluşturulmuştur. Bu ilkeler:

1- Müşteri odaklılık ve müşteri memnuniyeti

2- Liderlik

3- İnsanların süreçlere katılımı

4- Süreç yaklaşımı

5- Yönetim konusuna sistemli bir yaklaşım

6- Sürekli geliştirme ve ilerleme

7- Karar verme aşamalarında gerçeklere dayalı bir yaklaşım

8- Karşılıklı fayda sağlayan tedarikçi ilişkileri

Bir firmanın veya kurumun Iso belgesini gördüğümüz zaman bu firmanın ürettiği ürün veya hizmetin kaliteli olduğu anlamına gelebilir. Çünkü İso belgesi üzerine oturulduğu ilkelere bakıldığında tamamen özenle oluşturulmuş bir ürün veya hizmete işaret etmektedir. Buradaki özenden kasıt iş sürecinde gerekli olan bütün evrelerin profesyonelce gerçekleştirilmiş olmasıdır. Tabi ki Iso belgesine sahip bir ürün veya hizmetin yüzde yüz kaliteli olduğunu söyleyemeyiz.

Peki Iso belgesi nasıl alınır? Öncelikle yukarıda saymış olduğumuz maddelerin firmanızda aktif olarak bulunması gerekir. Yani Iso belgesi almak için öncelikle firmanız için hangi Iso standartlarının uygun olduğunu belirlemeniz ve bu belgeyi almak için gereken kalite yönetim sistemini firmanıza uygulamanız gerekir. Bu maddelere sahip olmayan firmalar için Iso belgesi almak yorucu ve zor bir süreç olabilir, bu çok doğaldır.

Bunun dışında yapılması gereken şey, kalite yönetim sistemi firmanın iş süreçlerine uygulandıktan sonra başvuru için gerekli belgeler doldurularak başvuru yapılabilir.

Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı

Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı

Tüm anne ve babaların, tüm öğrencilerin ortak arzusu yurt dışında eğitim alabilmektedir. Anne ve babalar ile öğrenciler bu sayede hem dil öğrenimi, hem farklı bir kültür öğrenimi hem de okul sonrası iş imkanlarının çokluğu ve iş başvurularında yurt dışı eğitim almış olmanın avantajını yaşamak isterler.

Yurt dışında eğitim için bir çok seçenek vardır. Bunların başında dil eğitimi gelir. Dil eğitimi için yurt dışında hemen her ülkede kurslara katılınabilir. Yurt dışı dil kursları 1 ay, 3 ay, 6 ay ve 1 senelik süreleri kapsar. Böylece öğrenci yaz tatillerinde de bu imkanlardan yararlanabilir. Dil eğitimi için Work And Travel, yaz kampı, çocuk bakıcılığı gibi alternatifler de vardır.

yurtisinda egitim Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı

Yurt Dışı eğitimin bir başka ayağı da sertifika programlarıdır. Bir çok ülkede bir çok alanda düzenlenen sertifika programlarına katılabilir, uluslararası geçerliliğe sahip sertifikalar alabilirsiniz.

Yurt dışında staj yapmak da özellikle son yılarda önemli bir yurt dışı eğitim seçeneği olmuştur. Dünyanın bir çok ülkesinde, bir çok firmada ücretli ya da ücretsiz staj imkanlarından yararlanılabilir.

Yurt dışı eğitimin en önemli ayağını üniversite eğitimi oluşturur. Yurt dışında üniversite eğitimi alabilmek için, yarı ve tam bursu, ücretli eğitim seçenekleriniz vardır. Yurt dışında devlet okullarında, özel okullarda üniversite eğitimi almak mümkündür. Ayrıca yurt dışında lisans üstü eğitim imkanları da lisans eğitimi kadar geniş alternatifler içerir.

Her ne amaçla olursa olsun, hangi yol seçilirse seçilsin yurt dışında eğitim alabilmek için bir danışmanlık hizmeti almak doğru kararlar vermede oldukça büyük önem taşır. Ülkemizde bir çok Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı firmaları bulunur. Bu firmalar, sizin taleplerinize, bütçenize, zamanınıza  göre hangi ülkede nasıl bir eğitim alabileceğinizi belirlemenize yardımcı olur. Bir çok Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı firması, tercih edilen ülkedeki ofisleri ya da çözüm ortakları aracılığıyla size burada da hizmet verecektir.

Yurtdışı oldukça geniş bir kavramdır. Her türlü eğitimde binlerce seçeneği barındırır. Bu seçenekler arasında en doğrusunu tercih edebilmek çok zordur. Bu nedenle de Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı  firmalarından yararlanmak öğrenci için atılacak ilk adım olmalıdır. Danışmanlık firmaları genellikle, eğitim alınacak ülke, eğitim alınacak şehir, eğitim alınacak kuruluş ya da üniversite, eğitim alınacak bölüm gibi kararların verilmesinde alternatifler sunarken, öğrenciye barınma ya da çalışabilme imkanlarında da danışmanlık hizmeti verir.

Kaza Namazı Nasıl Kılınır?

KAZA NAMAZI NASIL KILINIR?

Müslüman kişiye farz olan namazı zamanında kılmaya “eda”, vaktinden sonra ise kılmaya “kaza” denir. Herhangi bir sebep ile bozulan namazı yeniden kılmaya ise “iade” denir. Kendini bilen bir Müslüman namaz vaktini asla bile isteye ter eylemez. Ancak herhangi bir sebep, kaza ya da hastalık gibi durumlardan dolayı elinde olmadan namazı boşlamış ise daha sonra o namazı kaza etmek durumundadır.

Zamanı içinde kılınmayan ve terk eylenen beş vakit namazın kazası farz, vitir namazının kazası ise vacip, sünnetin kazası da sünnettir. Kazası sünnet olan yalnız sabah namazının sünnetidir. Önemli olan bir şeyi mutlaka belirtelim; günün sabah namazı kazaya kalmış ise öğleye kadar ki vakitte kılınınca farzı ile birlikte, sünneti de kaza edilir. Ancak öğleden sonraya kalınca sünneti kılınmaz, sadece farz kaza edilir.

Kısaca kaza namazı nasıl kılınır? Sorusunu yanıtlamaya çalışalım;

Öncelikle niyet edilir. (Niyet ettim Allah rızası için vaktine yetişip de kılamadığım ilk öyle namazını” ya da “son öğle namazını kılmaya”.)

Böylece kazaya kalmış namazlar ya ilk kazaya kalmış olanından başlanmış olur, ya da en son kazaya kalmış olanından başlanmış olur ki, her iki halde de belli bir düzene göre geçmiş namazlar kılınarak azalmış olur. Bu şekilde niyet ettikten sonra da hangi namazı kılıyor isek, gereğine göre uygularız.

Kaza namazının nasıl ve ne zaman kılınacağı konusunu biraz daha açalım. Vaktinde kılınmamış olan beş vakit farz namazın kazasının farz, vitir namazının kazasının vacip, sünnetinin de sünnet olduğunu belirtmiştik. Ancak kaza edilecek sünnet sayısı azdır. Yani sabah namazının farzı ile birlikte sünneti de vaktinde kılınmamış ise o günün, güneşin doğmasından 50-55 dakika sonra öğle namazını vaktinden biraz önceye göre ve istivadan sonra kaza edilemez.

Herhangi bir geçerli özrün olmadığı durumlarda namazı bilerek terk etmek, namazı kazaya bırakmak büyük günah sayılır. Allah Teâlâ; “Güvene kavuştuğunuz zaman namazı kılın. Çünkü namaz mü’minlere vakitleri belirlenmiş olarak farz kılınmıştır” şeklinde buyurur. Yani namazı özürsüz, sebepsiz kazaya bırakmak o namazı kaza etmek ile kalkmaz, ayrıca elbette ki en içten duygular ile tövbe de etmek gerekir.

Kaza namazını cemaat ile değil de, evde kılmak daha geçerli ve kabul edilir bir durumdur. Nedeni ise; bunu açığa vurmak, belli etmek, ayyuka çıkarmak Cenab-ı Hakka karşı bir cür ‘et sayılır ve başkaları için kötü örnek sayılır.

Bir Müslüman için kaza namazı ile meşgul olmak, nafile namazlar ile meşgul olmaktan çok daha önemlidir. Yalnız beş vakte bağlı olan sünnetler müekked olsun ya da gayri müekked olsun bundan müstesnadır. Daha açıklayıcı olarak ifade etmek gerekir ise; sünnetleri terk ederek, bunların yerine kazaya niyet etmek uygun değildir. Tam aksine bu sünnetlere niyet edilmesi daha uygun olur.

Kaza namazı ile ilgili bir başka önemli konu da; farz namazlarını kazaya bırakarak günaha giren kimsenin bu günahtan kurtulmak için sünnetleri feda etmesi doğru değildir. Böyle bir kişinin fazladan ibadet yaparak Yüce Allah’ın affına sığınması gerekir iken, kendisi için Rasulullah (s.a) ‘ın şefaatinin tecellisine vesile olacak bir kısım sünnetleri ve nafileleri terk eylemesi nasıl doğru olabilir değil mi?

Bir de kaza namazı ille de cemaat ile kılınacak bir durumda ise, sadece aynı namazları kazaya kalmış olan kişiler bir arada cemaat şeklinde kaza namazı kılabilirler. Ama yine de en makbulü elbette kişinin kaza namazını evde tek başına kılmasıdır.

Vps Nedir?

VPS NEDİR?

Sunucu niteliğinde olan bir bilgisayarın fiziksel donanımının mantıksal olarak bölümlenmesi sonucu ortaya çıkan her bir sanal sunucuya verilen genel bir isimdir. Kelime olarak da açılımı; Virtual Private Server şeklinde yer alır. Bu tür sanal sunucuların her birinin üzerinde ayrı ayrı kendine ait mantıksal donanım bileşenleri vardır. Dolayısı ile bir sanal sunucu aynı bir fiziksel sunucu gibi çalışarak üzerinde güvenli ve yalıtılmış olarak işletim sistemi ve sunucu yazılımları barındırır.

Bu sayede tek bir fiziksel sunucu üzerinde fiziksel sunucuların işlevlerini gerçekleştiren birden fazla sayıda sanal sunucu yaratmak da mümkün olabilir. Oynadığınız oyunlar için mesela bu tür sunucular kullanabilirsiniz. Bu sayede de alan adlarınızı garantiye alarak daha temkinli davranmış olursunuz.

Bu sanal sunucuların her birinin üzerinde ayrı ayrı kendine ait mantıksal donanım bileşenleri vardır. Dolayısı ile bir sanal sunucu tıpkı fiziksel sunucu gibi çalışarak, üzerinde güvenli ve yalıtılmış olarak işletim sistemi ve sunucu yazılımları tutuyor. Bu sayede tek bir fiziksel sunucu üzerinde, fiziksel sunucuların işlevlerini gerçekleştiren birden fazla sayıda sanal sunucu yaratmak mümkün oluyor. Fiziksel bir sunucu bilgisayarını mantıksal sunuculara bölümlemek için uygulana metotlar vardır. Bu metotlara da sanallaştırma denir. Amaç sunucu donanım kaynaklarının tam kapasite ile kullanılmasını sağlamak.

Günümüzde bilgisayarlar hardware denen fiziksel kaynaklar açısından çok gelişmiş olması bir fiziksel bilgisayar içersine birden fazla bilgisayar kurmaya yarayan bir sunucudur VPS. Bu şekilde ram, cpu ve hard disk gibi kaynakları çok fazla olan bir bilgisayara VPS programını kullanarak çok daha fazla bilgisayar kurabilirsiniz. Bu kurulan bilgisayarlar da fiziksel sunucunun kaynaklarını ortak olarak paylaşırlar. Mesela; 10 GB ram kapasitesine sahip bir sunucu içerisine her biri 1 GB ram kullanan 10 bilgisayar kurulabilir. Bu kurulan bilgisayarlar gerçekte fiziksel bir görünüme sahip olmadıkları için sanal bilgisayar olarak adlandırılırlar. Kapasiteleri dahilinde de gerçek bilgisayarlardan işlev açısından bir farkları da yoktur. Her birine işletim sistemi yükleyebilir, birbirlerinden bağımsız olarak açıp kapatabilir ve hatta değişik programlar çalıştırabilirsiniz.

İzolasyon Nedir?

İZOLASYON NEDİR?

İzolasyon, diğer adı ile yalıtım, herhangi bir yalıtım malzemesi kullanılarak, ortamdan dışarı olan enerji akışının en aza indirilmesini sağlar. Bir binayı ve bina içerisini, ses, su, nem, sıcak ve soğuk hava şartlarına karşı korumak amaçlı yapılan izolasyon ile binayı dış etkenlere karşı korumak mümkün olmaktadır. İzolasyon eğer uygun tekniklerle yapılırsa, yalıtım uygulamaları, binada yaşayan insanların can güvenliğini artıracaktır.  Bunun yanı sıra izolasyon sizlere enerji tasarrufu yaptıracak, hava kirliliğini azaltarak sağlıklı mekanlar ve sürdürülebilir  bir yaşam imkanı sağlayacaktır. İzolasyon, izolasyonu olmayan binalara oranla %30 -%50 daha fazla enerji tasarrufu sağlanmaktadır. Bu enerji tasarrufu, elektrik ve doğalgaz faturalarınızda tasarruf yapmanızı sağlayacaktır. Böylece hem aile ekonominize hem de ülke ekonomisine katkı da bulunmuş olursunuz.

Yalıtım; su yalıtımı, tesisat yalıtımı, ses yalıtımı, yangın yalıtımı ve ısı yalıtımı gibi çeşitlere ayrılır. Kısaca yalıtım çeşitlerini açıklamaya çalışalım. Birinci yalıtım çeşidimiz su yalıtımıdır. Binalarda su yalıtımı yapılmasının amacı, suyun yada nemin binanın bulunduğu alana veya binanın temeline zarar vermesini engellemektir.  Bu yalıtım çeşidi bina temeline, çatılara, duvarlara ve binanın çevresine uygulanabilmektir. Su yalıtımı yapılmayan binaların deprem gibi doğal afetlerden etkilenme, yıkılma oranı yüksektir. İkinci yalıtım çeşidi olan ses yalıtımı, insanları gürültü kirliliğine karşı korumak için uygulanan bir yöntemdir. Tesisat yalıtımı, ileri teknoloji kullanılarak yapılan bu yalıtım çeşidi, ülkemizde fazla önemsenmemektedir. Tesisat yalıtımı enerji tasarrufu sağlamaktadır. Yangın yalıtımı ise, binaları çıkabilecek yangınlara karşı korumak için uygulanan bir yalıtım çeşididir. Çok katlı binaların hızlı artmasından sonra yalıtımda kullanılacak malzemeler Uluslararası standartlara uygun olmalıdır. Isı yalıtımı, binalarda, binanın ömrünü uzatmak, konforlu mekanlar sunabilmek için mantolama uygulaması ile uygulanan bir ısı yalıtım çeşididir.

İzolasyonu olmayan binalarda, ısıtma ve soğutma maliyetleri yüksektir. Yalıtımsız binaların içinde, küflenme, rutubet, duvarların boyasında ve sıvasında soyulma ve dökülme oluşmaktadır. Bina duvarlarında oluşan küflenme ve rutubet, solunum, burun ve sinüs problemleri, göz ve cilt tahrişleri, sinir sistemi komplikasyonları ve baş ağrısı gibi bir çok hastalığa sebep olmaktadır.

Kalamar Nasıl Pişirilir?

Kalamar Nasıl Pişirilir?

Sofralarınızın baş tacı olarak nitelendireceğiniz kalamar yemeğinin eşsiz bit tat alabilmesi adına en özel püf noktaları aracılığı ile pişirilmesi gerekmektedir.  Çıtır çıtır lezzeti ile dillere destan olacak kalamar tarifi için kolları sıvayın. Büyük ustaların el birliği ile hazırladığı bu lezzete bayılacaksınız. Balık restaurantlarında vazgeçemediğiniz yemeklerin arasında öncülüğünü koruyan mükemmel bir lezzet sizleri bekliyor. Dikkat edilmesi gereken tüm püf notaları göz önünde bulundurarak harikalar yaratma zamanı. Kalamar yemek tarifine başlamadan önce, kalamarları yaklaşık 30 dakika ovalım. Kızartma aşaması sırasında bol yağ kullanalım ve kalamarları tavanın dip kısmına temas ettirmeyelim. Kalamarları 3-4 dakika kızarttıktan sonra tavadan alalım ve çiğ kalmış mı kaygısını reddedelim. Çünkü önerilen süre zarfında kızartılan kalamarların çiğ kalma riski bulunmamaktadır.

Kalamar Tarifi İçin Gerekli Malzemeler:

1 Kilo kalamar

Tuz

Karbonat (1 çay kaşığı)

Pudra şekeri (1 çay kaşığı)

Beyaz un ( Yeteri kadar)

Çiçek yağı (3 bardak)

Öncelikle kalamarları yıkayalım ve ardından süzerek geniş bir kâseye alalım. Kalamarların üzerine pudra şekeri, karbonat ve tuz serperek yaklaşık 30 dakika boyunca ovalım. Ovalama ve yoğurma sürecinin ardından kalamarların suyunu bırakması bekleyin ve kesinlikle sudan uzak tutun.  Çünkü ovalama işlemi görmüş kalamarlar su ile temas halinde olduğu zamanlarda sertleşmektedir. Süzme aşamasında meydana gelen köpüklerin yok olmasına özen gösterin. Tavanın içerisine 3 su bardağı sıvı yağ ekleyerek kızartma aşamasına geçin. Kalamarların unlarını silkeleyerek kevgir aracılığı ile tabağa yerleştirin ve yağlarının süzülmesi adına kağıt havlu kullanın. Bu süre zarfı sonrasında kalamarlarınızı roka ve limon aracılığı ile servis edebilirsiniz. Sofralarınızı süsleyecek kalamar lezzeti ile herkese afiyet olsun…

Kalamar Sosu:

3 dilim beyaz ekmek içi

2 çorba kaşığı yoğurt

2 diş sarımsak

1 çay bardağı dövüşmüş ceviz

2 yemek kaşığı ince ince kıyılmış maydanoz

Kalamar sosu tarifi için öncelikle 3 adet dilim ekmek içini ufalayarak geniş bir kaseye alalım. Daha sonra ufalanmış ekmeklerin üzerine önerilen tüm malzemeleri ilave ederek karıştıralım. Peki kalamar yemek dinimize göre caiz mi? Bunu konunun uzmanlarına sormak gerekiyor diyor ve yazımızı burada bitiriyoruz.

 

 

Hipnoz Nedir?

Hipnoz Nedir?

hipnoz nasil yapilir Hipnoz Nedir?Eski Yunanca’da hypnos olarak geçen hipnoz kelimesinin anlamı uykudur. Fakat hipnoz bir uyku hali değil aksine uyanıklık durumudur. Elektroensefalografi (EEG) kullanılan modern araştırmalarda elde edilen beyin ritim örnekleri hipnotize edilmiş bir kişinin uyku ile uyanıklık arasında olduğunu göstermektedir. Hipnoz yaparken kullanılan tekniklerin tümüne ise hipnotizma denir. Türk Dil Kurumu’nun Türkçe sözlüğünde hipnoz; bakışla, sözle, telkin yapılarak meydana getirilen bir çeşit uyku hali ki bu halde uyuyan kimse uyutanın etki ve telkinlerine açık fakat dış dünyanın başka etkilerine karşı kapalıdır şeklinde tarif edilmektedir.

Hipnoz en basit tanımıyla trans halidir. Uyku ile uyanıklık arasında bir durum olan trans telkin almayı kolaylaştıran bir ruh halidir demek mümkündür. Olumlu telkin tedavi edici bir terapi metodu olup trans halinde uygulandığında bilinçdışında olumlu değişikliklere ve iyileşmeye yol açmaktadır. Hipnoz seansları yeteri kadar tekrarlandığında bilinçdışında kalıcı değişiklikler ve iyileşmeler meydana gelmektedir. Hiptonik trans hali tedaviyi etkili bir şekilde uygulamaya olanak sağlar demek yersiz olmaz. Ancak tedaviyi asıl oluşturan olumlu telkinler ve bu esnada uyguladığımız psikoterapi yöntemleridir.

Temel olarak iki tarzda uygulanan hipnozun ilk çeşidi direkt olumlu tekinlerle şifa sağlamaya yönelik çalışmalardır. Hipnozun kesinlikle hiçbir zararı ya da yan etkisi yoktur. Analitik hipnoterapi de ikinci yöntemdir. Bu yöntem psikoterapi bilgi ve deneyimine sahip terapistler tarafından uygulanmalıdır. Bu terapi sırasında trans altındaki kişi ile bilgi alışverişinde bulunulur. Bu nedenle seansta uygun soruları seçmek ve gerekli terapatik yaklaşımları göstermek bir terapi sanatıdır. Bu nedenle bu hipnoz tekniğinin daha deneyimli ve donanımlı terapistler tarafından uygulanması şarttır. Aynı zamanda hipnotik trans altında yaş geriletilmesi ve katarsis (boşalım) sağlanması gibi tekniklerin yine ustaca idare edilmesi gerekmektedir. uzman kişilerce yapılan hipnoz seanslarının kesinlikle bir zararı yoktur.

hipnozlanmis insanlar Hipnoz Nedir?

Hipnoz her insanın yaşayabileceği doğal bir süreçtir. Bazen hepimiz günlük yaşamımızda hipnotik deneyimler yaşarız. Örneğin TV reklamlarından etkilenerek bazı ürünleri almak istememiz irademiz dışında hipnoz olmamızdan kaynaklanır. Hipnotik bir süreçte bilinçaltımızdaki tüm bilgileri içimize alırız. Daha önce duymadığımız bir konuda anlatılanları inanarak dinlerken aslında bir çeşit hipnoz durumu yaşar ve anlatılan bilgileri kritik etmeden içimize alırız. Televizyonda bir film izlerken duygulanma ve ağlama da bir çeşit hipnotik ruh halidir. Bir şeye kendimizi iyice konsantre etmişsek örneğin bilgisayarda oyun oynuyorsak bir işe kendimizi iyice konsantre etmişsek heyecanla maç izliyorsak yine bir çeşit hipnoz durumundayız demektir. Bu durumlarda dış uyarılara kendimizi kapatmış sadece o anda yaptığımız işe odaklanmışızdır. Yaptığımız bu odaklanma tıpkı hipnozdaki telkinlere odaklanma gibidir. Böyle durumlarda insanlar tıpkı hipnozdaki gibi telkinlere yatkın hale gelirler. Bundan dolayı hipnoz doğal hayatımızın da bir parçası olan tanıdık bir olgu olup bir hipnotist yardımıyla yeniden yaşantılandığında bu tanıdıklık daha iyi anlaşılır.

İşlemci Nedir?

İŞLEMCİ NEDİR?

Central Process Unit, kısaltması CPU olan, Merkezi işlem birimi olarak bilinen işlemci, bilgisayarın  beynidir. İşlemcilerin tarihçesine kısaca bakmak gerekirse, ilk işlemcilerin sadece belirli ve hatta sadece tek bir işlemi gerçekleştirilmeleri için üretildiklerini görmekteyiz. Üretilen bu işlemcilerin üretilmeleri, hem çok masraflıydı hem de yaptıkları işler çok sınırlıydı. 1970’li yıllara gelindiğinde, mikroişlemcilerin üretilmesi ile işlemci tasarımları ve kullanım alanları ilerleme gösterdi. İlk mikroişlemciler 1971 yılında Intel firması tarafından çip ile üretilip, bilgisayar çağında yüzyıllar boyunca ileriye taşınmıştır. İlk mikroişlemci Intel 4004 modeli ve hemen ardından üretilen ilk geniş kullanım alanına ulaşan mikroişlemci Intel 8080 modeline aittir. Bu model 1974 yılında üretilmiştir ve işlem biriminin çalışma yöntemi farklı bir boyut kazanmıştır. En basit tanımı ile işlemci bilgisayar zerinden yaptığımız her şeyi kapsamaktadır. Mause’yi hareket ettirip bir şeye tıklama işlemi, yada klavyedeki herhangi bir tuşa basıp bir şeyler yazma işlemimiz işlemci sayesinde gerçekleştirilmektedir.

Büyük üniversiteler tarafından kullanılan işlemciler zaman içinde gelişerek, günümüzde  laptoplarımıza, android telefonlarımızın içerisine girecek kadar küçülmüştür. Saniyeler içerisinde bir çok işlem yapabilmekte olan işlemciler, insan aklının yetişemediği durumlara ulaşmıştır. İnsanların saatlerini alabilecek büyük sayıların toplama, çıkarma, bölme ve çarpma gibi işlemlerini saniyeler içinde yapma özelliğine sahiptir. İşlemcini matematiksel işlem yapabilen bu bölümüne Arithmetic Logic Unit adı verilmektedir.

Bir işlemcinin temel bileşenleri vardır bunlardan kısaca bahsedecek olursak; ilk bileşen Aritmetik ve Mantıksal İşlem Birimidir. Bu birim birinci derece de önem taşımaktadır. Matematiksel işlemlerin gerçekleştirildiği bu biri kısaca ALU olarak adlandırılır. İkinci temel bileşen ise, Komut Çözücü birimidir.  İngilizcesi, Instruction Decoder olan bu işlemcini yapması gereken kodların yapılması için gerekli işlemleri başlatarak, komutun çalıştırılması için gerekli işlemlerin belirlendiği birimdir. Üçüncü temel bileşen Kaydedicilerdir.  İngilizcesi, Registers  olarak bilinen bu birimde anabellekteki veriler işlenmek üzere merkezi işlem birimine taşınır ve bu verilerin işlenmesi sırasında geçici olarak kaydedici bölümünde bekletilir. Son temel bileşen ise Veriyolu adı ile bilinir. İngilizce karşılığı Bus olan bu temel bileşen, işlemcinin diğer donanım birimleri ile bağlantısını sağlar ve iletken elektriksel yollar olarak tanımlanır.

MBA Nedir?

MBA NEDİR?

Açılımı, Master of Business Administration olan, Türkçe karşılığı ise  İşletme Yönetimi Yüksek Lisansı olarak bilinen MBA, işletme yönetimi alanında master yapmak anlamına gelmektedir. İlk olarak 1902 yılında, ABD’deki Dartmouth College, bu dereceyi alan mezunlarını vermiştir.  Daha sonraları dünya çapında birçok üniversitede uygulanmaya başlanmıştır. MBA eğitiminin dili genellikle İngilizcedir ve tezli veya tezsiz olarak okunabilmektedir.

Türkiye’de ki  üniversiteler ise işletme yüksek lisans programlarına MBA yerine, Executive MBA , kısaltması olarak da  EMBA adının kullanılması tercih edilmiştir. Executive MBA, yönetici MBA anlamına gelmektedir. Bu bölüm öğrencilerinin daha önceden yöneticilik yapmış olmaları şartı aranmaktadır. Yoğun bir ders programı takip edilmektedir ve bu bölüm öğrencileri iş hayatında olan insanlardan oluştuğu için, akşamları, hafta sonları veya online olarak ders saatleri öğrencilere göre ayarlanmaktadır. Executive MBA programı pratik yapmaya ve uygulamaya dayanan bir eğitim şeklidir.

e- MBA ise uzaktan eğitim şeklinde uygulanan bir MBA şeklidir. Bazı özel ve devlet üniversitelerinde bulunan e-MBA sistemi, yoğun iş temposuyla eğitimi bir arada yürütmek isteyenler tarafından tercih edilmektedir. e-MBA programında eğitim 3 yarıyıl boyunca sürer ancak 6 yarıyıla kadar uzayabilir. Ülkemizde e-MBA eğitimi vermeye başlayan üniversitelerden bazıları şunlardır; Anadolu Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi, Mersin Üniversitesi, Maltepe Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi ve Bilgi Üniversitesidir.  Bu programın uzaktan olması, onu diğer programlardan ayırmaz. YÖK onaylı bir programdır ve diploması normal MBA programlarınınkinden farklı değildir.

Kurban Nedir?

KURBAN NEDİR?

Sözlükte yaklaşmak, Allah’a yakınlaşmaya vesile olan şey anlamlarına gelen kurban, dinî bir terim olarak, ibadet maksadıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı, kurban bayramı günlerinde usulüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade etmektedir.

Genel anlamda kurbanın bir ibadet olduğuna dair Kur’an-ı Kerim’de birçok ayet yer almaktadır. Hz.İbrahim’in oğlu Hz.İsmail’in yerine, Allah tarafından bir kurbanın verildiği  İslam dinine inana herkes tarafından açıkça bildirilmektedir.

Ayrıca kuranda yer alan bazı ayetlerde de kurban ibadetinden bahsedilmektedir.  Bu ayetlerden bazına birlikte göz atalım. “Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık…” (Hacc 22/34) “… kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belirli günlerde Allâh’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin.”(Hacc 22/28)  “Kurbanlık büyükbaş hayvanları da sizin için Allâh’ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken kurban edeceğinizde üzerlerine Allah’ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yiyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik.” “Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Allah’a ulaşacak olan ancak, sizin takvanızdır.” (Hac 22/36;37)

Bu ayetlerde söylenen hayvan kesiminin ibadet amaçlı bir uygulama olduğu görülmektedir.  Bu amaçla kesilen hayvanların, et ve kanlarının Allah’a ulaşamayacağının, asıl olanın ihlâs ve takva olduğunun vurgulanması kurban kesmenin ibadet olduğunun açık göstergesidir.

Peki kurban ne zaman kesilir sorunun cevabını da verecek olursak, kurban, İslam aleminin bayramlarından olan Kurban Bayramının ilk 3 günü kesilmektedir.  Kurban kesme işlemi bayram namazı kılındıktan hemen sonra başlar ve bayramın üçüncü günü güneş batıncaya kadar kesilebilir.  Bu 3 gün içerisinde kurban gece veya gündüz kesilebilmektedir. Bayrımın dördüncü ve son günün kurban ancak geçerli şartlar bulunuyorsa kesilebilir. Bayramın ilk günü kurban kesmenin en iyi zaman olduğu bilinmektedir. Kurban edilecek hayvanlar arasında, koyun keçi gibi küçük  baş hayvanlar ve bunların yanı sıra sığır manda ve deve gibi büyük baş hayvanlar kurban edilebilir. Bu sayılan hayvanların kurban edilebilmesi için belirli bir büyüklükte olmaları şartı vardır. Örneğin 6 ayını doldurmamış bir koyun kurban edilmemelidir. Ayrıca kurban edilecek hayvanların sağlık durumlarının iyi olması, sakatlık durumlarının bulunmaması gerekmektedir. Kurban edilecek hayvan eğer dişi ise mutlaka gebe olup olunmadığına bakılmalı, gebe olan hayvan kurban edilmemelidir.

Kurban edilecek hayvana acı ve eziyet çektirmek İslam dinine göre yasaktır. Hayvanlar tecrübeli kişiler tarafından, temiz bir ortamda, kesim şartlarına uygun şekilde acı çektirilmeden kesilmelidir. Kurban edilen hayvanın eti, ihtiyaç sahiplerine ve yakın çevresine dağıtabilir. Ayrıca kurbanı kesen kişi belirli bir miktar olmak şartı ile kendi evine kurban ettiği hayvanın etini götürebilmektedir. Kurban ibadeti, sadece kurban bayramlarında değil, kişinin adak adaması sonucu, doğumlarda, yeni bir ev yada araba alımından sonrada kesilebilmektedir.

 

 

Manometre Nedir?

MANOMETRE NEDİR?

Manometre, gazların basıncını ölçemeye yarayan bir aygıttır. Basınç ölçer  adı ile de bilinmektedir. Yalın bir manometre, içi cıvayla doldurulmuş U biçimli bir cam borudan oluşmaktadır. Borunun uçlarından biri açık, ikincisi de, basıncı ölçülecek sisteme bağlanır. Borunun iki kolundaki cıva düzeyi farkı, atmosfer basıncına oranla sistemin içindeki basıncın değerini gösterir. 2 çeşit manometre bulunmaktadır. Bunlar sıvı manometreler ve metal manometrelerdir.

Sıvı manometreler, açık uçlu ve kapalı uçlu olmak üzere ikiye ayrılırlar. Açık uçlu manometrenin bir kolu basıncı ölçülecek gaza bağlı, diğer ucu ise atmosfere açıktır. Açık hava basıncı bu uca etki eder. Bu tip manometrede gaz basıncı ile açık hava basıncı arasındaki fark ölçülür. Bu basınca rölatif basınç veya ölçüm basıncı denir. Metal manometre ise, içinde, basıncı ölçülecek gazın bulunduğu kapla birleştirilmiş olan elastik ve metal bir borudan müteşekkildir. Basınç yükselince boru kavisi düzelmeye çalışır ve uygun bir düzenle boru ucunun hareketi, göstergenin hareketine dönüştürülür.

Manometre doktorların atardamarların içindeki kan basıncını ölçmek için kullandıkları  tansiyon aletinin yapımında kullanılmaktadır.

Barometre ise, atmosfer basıncını ölçmeye yarayan alettir. Genellikle cıvalı diğer adıyla sıvılı, veya aneroid  diğer adıyla havalı, olmak üzere yaygın olarak kullanılan iki çeşit barometre vardır. Cıvalı barometre, cıvalı barometre 1643 yılında Evangelista Torricelli tarafından bulunmuştur. Cıvalı barometre, içi cıva dolu dikey bir borudur. Borunun üst ucu kapalıdır. Alt uç ise açık, ancak cıva dolu bir kaba daldırılmış durumdadır. Atmosferin bu kap içindeki cıva yüzeyine yaptığı basınca göre, borunun içindeki cıva sütunu yükselip alçalır. Cıva sütununun yüksekliği barometre basıncını gösterir. Bu basınç deniz düzeyinde, cıva sütunundaki 76 cm yüksekliğe eşittir. 76 cm-cıva aynı zamanda 1 atmosfer basınca eşittir. Sütundaki cıva düzeyinin alçalıp yükselmesi atmosfer basıncının değiştiğini gösterir ve bu yolla hava durumu tahmin edilebilir. Aneroid barometre, aneroid (havalı) barometre atmosfer basıncına bağlı olarak daralan ve genişleyen, daralma-genişleme miktarını da rakamlı bir düzenek sayesinde ölçek üzerinde işaret eden metal bir kutudur. Aneroid sözcüğü “sıvısız” anlamına gelir.

Hava taşıtlarında ve dağcılıkta kullanılan altimetreler aneroid barometrenin en yaygın olarak kullanılan örneklerindendir. Atmosfer basıncı deniz seviyesinden yükseldikçe azalır. Altimetre ibresi, gözlemcinin içinde bulunduğu atmosferik basınç düzeyine karşılık gelen yüksekliği gösterir.

Kobi Nedir?

Kobi Nedir?

Ekonomi birimi olarak değerlendirilen kobi kavramı ortalama olarak yıllık 250 kişiden az miktara istihdam eden ve bu yönetmelik aracılığı mile çalışmalarını sürdürmektedir. AB müktesebatı ile uyum içinde çalışan kobi, yıllık olarak ortalama 50 milyon euroya sahiplik gösteren işletme olarak da tanımlanmaktadır. Olağan tüm hizmet sektörünü kapsayan kobi kavramı  hizmet sektörünün vazgeçilmezi olarak bilinmektedir.

Kısa zaman zarfı içinde üretim sektörü ile beraberinde tüm sektöre yayılan kobi, sermaye miktarı, çalışma alanı ve çalışan sayısı ile farklılık göstermektedir. Kobi dendiği zaman sadece kısıtlı bir alanı değil de bir bütünü ele almak daha doğru olmaktadır. Kobi kavramı3 farklı birimi ortaya çıkrmaktadır. Mikro ölçeğe sahip işletmeler, orta ölçekli ve küçük ölçekli işletmeler buna örnek olarak gösterilebilir. Mikro ölçekli işletmeler olarak adlandırdığımız sınıf da  10 kişiden az çalışan bulundurmaktadır

Mikro ölçekli işletmeler de aynı zamanda mali bilanço 1 milyon Türk Lirasını aşmamaktadır. Küçük ölçekli işletmeler ise 50 kişiden az çalışana sahiptir ve olağan mali bütçesi 5 milyonu aşmamaktadır. Orta ölçekli işletmeler ise 250 kişiden az miktara sahip çalışan barındırmaktadır. Mali bilonçasu ise 25 milyon Türk lirasını aşmamaktadır.

İbadet Nedir?

İbadet Nedir?

İbadet, Allah ‘a karşı gösterilecek saygı, tazim ve hürmet anlamına gelmektedir. İbadet Allah ‘ın emirlerini yerine getirmek, yasakladığı bütün haramlardan uzaklaşmak anlamındadır. Tasavvufta Allah için yapılan her şey aslında bir ibadet olarak sayılır. Yapılış durumu ile de ibadet üçe ayrılır.

Birincisi; bedeni ibadettir. Kalp ve beden hareketleri ile yaptığımız ibadetlerdir. Namaz kılmak, oruç tutmak.

İkincisi; maddi ibadettir. Mal ile yapılan her türlü ibadet buna dahil sayılır. Mesela, zekat vermek gibi.

Üçüncüsü ise; hem maddi hem de bedeni ibadetlerdir. Vücut ve beden hareketlerimiz beraberliğinde malımızla da yapılan ibadetlerdir. Hacca gitmek gibi.

Allah, diğer canlılardan farklı olarak akıl ve fikir vererek bizi, diğer varlıklar arasında özel bir durumda yaratmış, yaşayabilmemiz için yer altı ve yerüstü zenginliklerle doldurduğu dünyayı bir sofra gibi önümüze sermiştir. Yüce Allah, verdiği ve sunduğu nimetlerin çokluğunu hatırlatarak şöyle buyuruyor;

“Hem size istediğiniz şeylerin hepsinden verdi öyle ki Allah ‘ın nimetini saysanız onu bitiremezsiniz, her halde insan, çok zalim, çok nankör.” (İbrahim, 34)

İbadet bir kişinin inandığı o büyük güce olan tüm hislerinin göstergesidir. Bir aynasıdır. Ama sadece çok ibadet etmek yeterli değildir muhakkak. Bunun ile beraber o ibadetin de çok içten ve samimi olması gerekir. Ancak o zaman gerçek amacına ulaşmıştır. Aklı olan kimselerin Allahü Tealaya şükür etmek, ibadet etmek için peygamberlerine de uymaları lazımdır. Onların tavsiyelerine riayet ederek, doğru bir şekilde uygulayarak ibadet etmeliler.

İbadet bizi yaratıp, vücudumuzu mükemmel organlar ile donatan ve sayılamayacak kadar nimetler vererek bizi mülkünde barındıran Rabbimizin iyiliklerine karşın içten gelerek ettiğimiz bir teşekkür sayılır. Bu teşekkür duygusunun içinde Allah sevgisi, ibadet duygusu, dua ve minnet, özveri ve fedakârlık da vardır. Bazen çok zorlukla kalktığımız sabah uykusundan sadece namaz için fedakârlık yaparız. Kimi kullar var ki din onlara hastalıkları sayesinde orucu farz kılmamış, ama onlar yine de sevgilerini ifade etmek için ibadet ederler. İşte bunun için ibadet hepimizin hayatında çok önemlidir.

Forex de Destek Nedir?

Forex de Destek Nedir?

Yepyeni bir kazanç mekanizması olan forex ile tanışın. Forex tüm dünyada kullanılan yepyeni bir kazanç mekanizmasıdır.  Forex ile büyük kazançlar elde edebilir ve çok kısa sürede yatırımlarınızı değerlendirebilirsiniz. Forex tüm dünyanın kullandığı anlık değer takibidir.  Forex ile bir para biriminin diğer para birimine göre değer kazanıp kaybetmesi konusunda çift yönlü kazanç sağlayabilmek mümkün! Son yıllarda oldukça popüler hale gelen forex ile para kazanmak kesinlikle mümkün. Ancak yatırımların nasıl ve ne üzerine yapılacağı konusunda derin bir araştırma var. Çoğu zaman Forex yatırımcıları piyasa hakkında ön araştırma da bulunmadan, rastgele yatırım yaparlar. Rastgele yatırımlar çoğu zaman sizlere hem zaman, hem de para kaybettirebilir.

Forex ile yatırımlarınızı doğru yapmak ve doğru kazanç sağlamak için destek alabilirsiniz. Forex ile doğru yatırım yapabilmenin ilk altın kuralı, Forex sistemini doğru anlamaktır. Bu sistemi doğru anlayabilmek için destek almak şart. Bu konu ile yazılmış birçok makale, çeşitli bilgiler hatta kitaplar bile vardır. Forex ile sadece Euro, Dolar bazında değil kömür, petrol, buğday gibi birçok seçeneğe yatırım yapabilirsiniz. Bu sayede her zaman sizlere en yakın seçenekleri tercih ederek daha hızlı para kazanabilirsiniz. Bu konu ile ilgili detaylı araştırma ve destek kesinlikle şarttır.

Sizde yatırımlarınızı en hızlı şekilde arttırmak isterseniz Forex ile bu mümkün tek yapmanız gereken detaylı bir piyasa araştırması yaparak işleme başlamak. Hangi yatırımın doğru olduğu konusunda kendi yorumunuzca sizde hemen Forex’in bir bireyi olabilirsiniz. Bu sayede hem yatırımlarınız hızlı bir şekilde değer kazanır, hem de sizlere çok daha fazla zaman kalır. Forex’e yatırım yapmak oldukça basittir.

Dünya da yepyeni bir çığır açan Forex sistemi ile sizlerde birçok kişi gibi kısa sürede zengin olabilirsiniz. Forex ile altın, gümüş, titanyum gibi kaynaklara yatırım yapmakta mümkün! Yatırımı tamamen kendinizin belirleyeceği bu sistem ile artık kısa sürede kazanç elde etmek çok kolay ve problemsiz. Tek yapmanız gereken yatırım yapmak istediğiniz birim ile ilgili bilgileri yakından takip etmek ve bu konuda detaylı araştırma yapmak, Forex uzmanlarından destek almak.

Sizlerde Forex’i anladıkça kısa zamanda çok kazanç sağlayabilir, hatta Forex uzmanı olabilirsiniz. Forex uzmanları sizlere daima yatırımlarınızı en etkili biçimde değerlendirebileceğiniz biçimde yardımcı olarak sizlere destek sağlarlar. Sizler de bu sayede çok kısa sürede büyük kazançlar elde edebilir ve çok daha mutlu bir geleceğe ulaşabilirsiniz. Forex ile gelecek kaygınızı yenin ve Forex ile kazanmaya hemen bu gün başlayın! Geç olmadan bir an önce sizde Forex uzmanları arasında yerinizi alın ve kar sağlamaya hemen başlayın. Geçen her anınız kazanca çevrilebilir. Forex için uzmanlardan destek alarak çok daha kısa sürede yatırımlarınızı çoğaltabilirsiniz. Bu sayede hem siz, hem de diğer Forex destek uzmanları kazanır. Çünkü Forex sistemi ile kazançta sınır yoktur.